7 Aralık 2011 Çarşamba

Sonrası?

Pazartesi günü için "skip" tuşuna basmış gibiyim. Pazar günü erken kalkmıştım, sabah 9.30 gibi falan. Yataktan kalktığımda, bozulan uyku düzenim adına sevindirici bir gelişme olarak değerlendirdiğim ve yüzüme geniş bir gülümseme yayılmasına sebep olan bu fenomen, yatakla bir sonraki temasımın Pazartesi gündüz 12 civarında olmasıyla anlamını tamamen yitirdi. Pazartesi gecesi saat 10'da gözlerimi açtım. Acıkmıştım. Evde yiyecek bir şey yoktu. Zaten mahalledeki marketler yaklaşık bir buçuk saat önce kapanmıştı. Açık olsalardı da o sırada kendimde dışarıya çıkabilecek enerjiyi bulacağımı sanmıyorum. Bir uyku hapı aldım. Yaklaşık bir saat sonra tekrar uyuyakalmışım. Gözümü açtığımda pencereye doğru bakıp saatin altı buçuk civarı olduğunu anladım. Uyku düzenim sayesinde gün doğumunun yakın takipçisi oldum. Böyle söyleyince sanki uyku düzenim benden tamamen bağımsız hareket eden ama yaptıklarıyla beni sürekli etkileyen özerk bir şeymiş gibi oldu. Cümleyi bu şekilde kurmam tesadüf olmamalı. Bunun suçlusu olduğumu kabul etmek istemiyorum. Şimdi de psikanalist oldum. Neyse, sabahın köründe uyanmıştım. Zar zor yataktan çıkabildim. Sonrasında olağan aktiviteler... Koridorda tuvalete doğru ilerlerken bayılacak gibi oldum. Hayatım boyunca, tüm vücudumun bir anda böylesi bir ağrıyla mücadele ettiğini hatırlamıyorum. Yatağa girmek fikrinden o sırada kusacak gibi olsam da baş dönmem ve sersemliğim beni yatağa geri döndürdü. 9'a kadar tavandaki sivrisinek cesetlerine, duvardaki resimlere, komodinin üzerindeki tozlara baktım durdum.

"BİM'in çalışma saatleri neydi? 9.00 - 21.00"

BİM'e uğramadan önce pastaneye uğrayıp yiyecek bir şeyler aldım ve oturup bir çay içtim. Su böreğinin bu kadar yağlı olması beni her seferinde düşündürüyor çünkü yedikten sonra midem kağıt gibi buruşuyor. Yine de pastanenin ışıklandırmasından mıdır nedir gözüme her seferinde o kadar güzel gözüküyor ki, almadan edemiyorum. Neyse, hava güzeldi. Güneşliydi. Kendime gelmeme, kemiklerimin saatlerdir yüzleştiği ağrıyı dindirmeye yardımcı oldu.

Sonrası: Boşluk. Sonrası: Stee Downes. Sonrası: Destruction of Ourselves.

4 yorum:

  1. hoşgeldin depresyon.

    YanıtlaSil
  2. Şahane pazar? Yüksek ihtimal. Hoşgeldin depresyon? Yok canım, daha neler.

    YanıtlaSil
  3. inkar da bir semptom.

    YanıtlaSil

Web Statistics