28 Eylül 2011 Çarşamba

Hayatın insan derisine benzediğini düşünüyorum. Oldukça fazla genişleme kapasitesi olan, belli bir eşiğe kadar genişlediğinde eski haline dönebilen, ancak o eşiği aştıktan sonra çatlayan ve sarkan bir deriye.

İnsanlar hata yaptıklarında çoğunlukla bundan pişmanlık duyarlar ve ellerinden geliyorsa telafi etmeye çalışırlar. Ancak bu hata daha sonralarda yinelendiğinde, yaşamda çatlaklar oluşmaya başlar. Zihnin eskiden hata olarak hükmettiği şey, limitlerin zorlanması sebebiyle normalleşmeye başlar. Normalleşen şey ise tekrarlandığı zaman doğruya dönüşür.

İhsan Oktay Anar, Amat'ta şöyle der:
İlk kez öldürdüğünde bir değil sanki bin kişiyi öldürmüş gibi olursun. Yeni doğmuş ve annesi tarafından emzirilen o bebeği öldürmüşsündür. Babasının başını okşadığı o çocuğu da, bir genç kıza aşkını ilan eden o delikanlıyı da zavallı bir kadının kocasını da, savaş giderken ailesi tarafından uğurlanan o masumu da... bütün bu kişileri öldürmüş olursun. İkinci kez birini öldürdüğünde alt tarafı bir tek kişiyi öldürmüşsündür. Üçüncü kez ise kimseyi öldürmüş sayılmazsın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Web Statistics