28 Eylül 2010 Salı

Dostoyevski'nin Mektupları'ndan

Sahaftan bir kitap almıştım. Bir köşede atılı duruyordu. Dramatize etmek için söylemiyorum; hakkaten de bir köşede atılı duruyordu. 1973'te Ararat Yayınları tarafından ikinci baskısı yapılmış olan "Dostoyevski'nin Mektupları". Çeviri ve yazım bence kötü ama içinde işe yarar pek çok şey var. Bütün mektupları aktarsam bile yetersiz ama ilgimi çeken bazı yerleri buraya alıntılayacağım:

"Rafael bir resmi üzerinde yıllarca çalışıp her ayrıntı üzerinde titizlikle dururmuş ve bundan ötürü şaheserler yaratmıştır. Tanrının, onun fırçası altında yücelmesinin sebebi de budur. Bugün ise Vernet, herbirinin başlı başına koskoca bir odaya ihtiyaç gösteren tablolarını bir ayda tamamlamaktadır. Perspektif pek heybetli, fikir dağ gibi olduğu halde, yapıtta on paralık ciddi bir çalışmaya raslanamaz. Böylesine ressamların tümü bir badanacıdan ileri gidemezler." [Kardeşi Michael'a. 8 Ekim 1845]

"Eh, kardeşim sanırım ki artık şöhretim tüm çiçek açmaya başladı. Her yerde inanılmaz bir ilgi ve sonsuz bir hayranlıkla karşılanıyorum. Bir sürü önemli kişilerle ahbaplık kurdum. Presn Odoyevski kendisine bir ziyaret adamamla şeref duyacağını rica ederken, Kont Sollogup umutsuzluktan saçlarını yoluyordu. Panayev ona bütün diğerlerini silip süpürecek bir dahinin doğduğunu söylemiş." [Kardeşi Michael'a 16 Kasım 1845]

Panayev'i de başarılı tahmininden ötürü kutluyoruz.

"Tanrı uzun ömürler versin size. Bir çok kişiler bana sizin çok dindar olduğunuzu söylediler. Dindar olduğunuz için değil ama, kendim içinde yaşadığım ve öğrendiğim için size şunu söyleyebilirim ki, kişi böyle anlarında kendini gibi hissedip inanca susuyor ve sonunda sade ve basit bir şekilde buluyor bunu. Zira kişi mutsuz zamanlarında gerçeği daha açık görebilmektedir. Size kendimden bahsedecek olursam, bu yaşta hâlâ bir çocuğum ben. İnançsız, şüpheci ve galiba da (hatta buna gerçekten eminim) hayatının sonuna kadar böyle kalacak bir çocuk. Ne korkunç acılar vermiştir bu bana (hâlâ da vermede) bütün bunlara karşı elimde kuvvetli deliller olduğu halde, imanı özlemek, oysa ki Tanrı bana ara sırada tam huzuru veriyor, ve bu anlarda ben sevip sevildiğime inanıyorum. Böyle anlarımda kendime açıkladığım imanım; içimde açık ve kutsal benim için. Son derece basit, bu iman. Şöyle ki: Bir kurtarıcıdan daha sevgili, daha derin, daha akıllı, daha insancıl daha mükemmel bir şey olmadığına inanıyor ve kendi kendime kıskanç bir aşkla, orada olan O'ndan daha büyük bir kims eolmadığını söylediğim halde, orada da kimse olamayacaktır. Hattâ daha da ileri giderek şunu söyleyebilirim: Her kim ki bana İsa'nın gerçek dışında olduğu, ve gerçeğin onu dışarı attığını ispatlarsa o zaman ben de gerçeğin yanında değil, İsa'nın yanında olmayı tercih ederim." [Bayan N. D. Fonsivin'e Mart 1854]


"Dostum! Gayet iyi biliyorum ki ben, Turgenev kadar iyi yazamıyorum. Böyle olmakla beraber aradaki fark pek o kadar büyük değil ve ben zamanla onun kadar iyi bir yazar olacağımı ümit ediyorum. Şu halde ben neden ihtiyaçlar içinde kıvranırken 100 Rubleyi kabul etmek zorundayım. Öte yandan Turgenev, iki bin ırgatı olan bir toprak ağası olduğu halde forma başına 400 Ruble alsın? Çünkü ben fakirim ve para kazanmak için çabuk ve acele yazmak zorundayım ki, bu da her yaptığım işi berbat etmeme sebep oluyor.
***
Ama diğer taraftan, ortaya öylesine büyük iki tip çıkarıyorum ki, bu kişiler üzerinde tam beş yıldan beri çalışıp şekillendirmeye uğraşıyorum." [Kardeşi Michael'a 9 Mayıs 1859]

Aktardığım son cümle, yazarın karakterlerini nasıl olup da sanki yıllardır arkadaşımızmışçasına iyi tanıyabildiğimizi de anlatıyor.

"Diğer yazdıklarının arasında, Tolstoy'un, bizim diğer büyük yazarlarımızın herhangi biriyle eşit olduğunu iddia ediyorsun ki, ben senin mektubunun bu kısmındaki fikirlerini kabul edip buna katılamıyacağım. Böyle bir şeyin iddia edilmemesi gerekir. Puşkin ve Lomonossov birer dahiydiler. 'Büyük Petro'nun zencisi' ve 'Bielkin' gibi eserlerle ileri fırlamış bir yazar, bize ancak dehanın haberini getirir. Daha evvel, hiçbir yerde, hiçbir kimse tarafından verilmemiş yepyeni bir haberdir bu. Ama 'Harp ve Sulh' ile ortaya çıkan birisi, inan ki Puşkin tarafından çoktan verilen bir haberden sonra gelmektedir. Sarsılmıyacak bir şeydir bu. Bu konuda Tolstoy ne derece gelişirse gelişsin bahis konusu olan haber ondan evvel bir dahi tarafından verilmiştir. Ben bunu son derece önemli buluyorum, ama sana bütün gikir ve düşüncelerimi burada birkaç satır içine sıkıştırmamın imkânı yok." [Nikolay Nikolayeviç Straçhov'a 24 Mart 1870]

"Sevgili Nikolay Nikolayeviç, sen onu övecek ne yazarsan yaz, bence Turgenev, işi bitmiş Rus yazarlarının en işi bitmişidir. Lütfen kızma bana..." [N.N.Straçhov'a 11 Haziran 1870]

Dediğim gibi bence bunlar kesinlikle yeterli değil ama nedenini anlamasam da maalesef bu kitap artık basılmıyor. Dolayısıyla elimden geldiğince buraya aktarmaya çalıştım.
Afiyet olsun...

3 yorum:

  1. Panayev'im olur musun? Henüz beş olmadı ama iki yıldan fazladır kurduğum iki büyük karakterim var benim de! :/ Bir de ilk fırsatta Dostoyevski'nin "Bir Yazarın Günlüğü" kitabını karıştırayım. Basılmıyor demişsin ama bu mektupların tamamının -belki daha bile fazlasının- orada olduğunu tahmin ediyorum... Mucx! :)

    YanıtlaSil
  2. paylaşım için cok cokk tesekur ederımm :o)

    YanıtlaSil
  3. Ne demek. Hayrını görün :)

    YanıtlaSil

Web Statistics